|
Jinekoloji
GEBE KALMADAN ÖNCE
1. Dengeli ve sağlıklı beslenme; sağlıklı beslenmek
yumurta ve sperm kalitesini ve döllenmeyi etkiler. Gebelik
öncesi dönemde sağlıklı ve beslenme alışkanlıklarının
edinilmesi ve bunların gebelik süresince devam ettirilmesi
çok önemlidir.
Düzenli beslenme alışkanlığı anne adayına, ailesine
ve gelişecek bebeğin sağlığına katkıda bulunur. Temel
besin gruplarının hepsinden her gün alınmasına, günde
öğün yemek yenmesine ve kalsiyum, demir, folik asit
gibi önemli vitamin ve mineralleri içeren besinlerden
yeterli miktarlarda alınmasına dikkat edilmelidir.
2. Boyunuza ve vücut yapınıza uygun kiloda olmak, sağlıklı
bir gebelik için önemlidir.
Gebe kalmadan önceki dönemde yağdan fakir, liften zengin
diyet uygulanarak ve eksersiz yaparak kilo verilmesi
uygun olur. Haftada 1 kg vermek güvenlidir, daha hızlı
kilo vereceğiniz diyetler gebe kalma şansını düşürüp,
gebelik öncesi besin depolarınızı azaltır. Beslenme
alışkanlıklarının değiştirilerek, düzenli beslenerek
ideal kiloya ulaşılması en doğrusudur.
3. Folik Asit;
Sağlıklı gebelik için en önemli vitamin Folik Asittir.
Döllenmeden hemen sonra omurilik ve sinir sisteminin
gelişmesinde önemli rol oynar. Gebelikten önceki 3 aylık
dönemden itibaren, günde 400 mg Folik Asit takviyesi
nöral tüp bozukluklarının oluşmasını engeller. Folik
Asit narenciyede, yeşil yapraklı sebzelerde, fındık,
badem, baklagillerde bulunur. Doğal besinlerle alınan
folik asit yanında, 400 mg folik asit içeren multivitaminler
veya folik asit tabletleri alınması gebelere önerilir.
4. Vejeteryan olan kişilerde demir eksikliği, B vitamini
ve kalsiyum eksikliği görülür.
Bu eksikliklerin dışarıdan takviye edilerek önlenmesi
gerekir.
5. Kafein;
Günde 300 mg’dan (3 bardak filtre kahve) fazla kafein
alınması üreme sağlığını olumsuz etkiler. Kafein kahvenin
dışında çay, kakao, kolalı içecekler gibi bir çok gıdada
bulunur. Bazı çalışmalar fazla kafein alımının düşüklere
yol açtığını göstermiştir. Gebelik ve öncesi dönemde
kafein alımı mümkün olduğu kadar azaltılmalı ve kafeinsiz
içecekler tercih edilmelidir.
6. Alkol;
Gebelik öncesi ve gebelik dönemde hiç alkol alınmaması
en doğru yaklaşımdır. Alkol erkeklerde sperm sayısını
ve kalitesini azaltır. Gebelik sırasında alındığında
bebekte gelişme geriliğine ve fötal alkol sendromu adı
verilen anormalliklerine neden olur. Gebeliğin ilk dönemlerinde
alkol kullanımı düşük riskini arttırır.
7. Sigara;
Gebelik ve öncesi dönemde sigara içilmemesi ve sigara
içilen ortamlardan uzak durulması gerekir. Sigara yumurta
ve sperm kalitesini bozar, yumurtanın döllenmesini ve
döllenen yumurtanın rahme tutunmasını zorlaştırarak
gebeliği önler. Sigara içen kadınlarda ektopik gebeliğin
(dış gebelik) daha sık görüldüğünü gösteren çalışmalar
vardır.
Sigara düşük, erken doğum ve ölü doğum riskini arttırır.
Sigaranın yan etkileri doza bağlıdır, ne kadar çok sigara
içilirse bebek o kadar fazla etkilenir. Doğum sonrasında
da sigara içen annelerin bebeklerinde ani bebek ölümü
sendromunun 2 kat daha fazla görüldüğü bilinmektedir.
Gebelik döneminde sigara bırakmayı kolaylaştıran nikotin
sakız veya bantları gibi maddelerin kullanımı önerilmez.
8. Suni tatlandırıcılar ve bunları içeren gıda maddelerinin
kullanımından da gebelik ve gebelik öncesindeki hazırlık
döneminde kaçınılması gerekir.
9. Bağımlılık yapan kokain, esrar vs. gibi tüm ilaç
ve uyuşturucu maddelerin kullanımından kesinlikle kaçınmak
gerekir.
10. Doktora danışılmadan reçeteli ve reçetesiz satılan
hiçbir ilacı kullanmamak gerekir.
11. Gebelik öncesi ve gebelik döneminde çiftlerin stresten
mümkün olduğu kadar uzak kalması ve yeterince dinlenmesi
gerekir.
12. Eksersiz fazla ağır olmamak kaydı ile önerilir.
Ağır eksersiz kadın ve erkek de üreme sağlığını olumsuz
etkiler.
Çocuk sahibi olamaya karar veren kadınların jinekologlarına
başvurarak gebelik öncesi bir check-up yaptırmaları
önemlidir. Muayene ve laboratuar testleri yapıldıktan
sonra herhangi bir problem tespit edilirse, bu tedavi
edildikten sonra gebelik önerilir.
Doktora başvurulduğunda;
· Tıbbi öykü; doktorunuza bugüne kadar yaşadığınız
tıbbi problemler konusunda bilgilendirmeniz gerekir.
· Jinekolojik muayene; özellikle rahim ve rahim ağzının
değerlendirilmesi gerekir.
· PAP Smear; PAP smear testi ile rahim ağzı kanseri
açısından kontrolünüz mutlaka yapılmalıdır.
· İdrar testi; İdrar incelemesi ile idrar yolu enfeksiyonları
ve böbreklerinizle ilgili problemler tespit edilebilir.
· Kan testleri; Anne adayının ve eşinin kan gruplarını
belirlenmesi ve kızamıkcık, sarılık, toksoplazmozis
gibi gebelik sırasında geçirildiği takdirde bebekte
anormalliklere yol açabilecek enfeksiyonlara karşı bağışıklık
durumunun belirlenmesi gerekir.
· Kan basıncının (tansiyon) ölçülmesi; kan basıncı
yüksek bulunursa gebelik öncesinde gerekli önlemlerin
alınması gerekir.
· Cinsel temas yolu ile geçen klamidya; Üreoplazma
gibi enfeksiyonların tespit edilmesi. Bu enfeksiyonlar
düşüklere yol açtığından gebelik öncesinde tespit edilerek
tedavi edilmeleri gerekir.
· Tiroid fonksiyon testleri; Tiroid bezinin fonksiyonu
ile ilgili problemler gebeliğin elde edilmesi ve gebeliğin
sağlıklı bir şekilde devam etmesini engeller. Tiroid
bezine ait bozukluklar tedavi edildiğinde sağlıklı bir
bebek sahibi olmak mümkündür.
Genetik inceleme ve danışmanlık ;
· 35 yaş üzerinde anne adayları
· Ailesinde (erkek veya kadının) kalıtım yolu ile geçen
hastalığı olan çiftler
· Epilepsi (sara), Yüksek tansiyon, Şeker, Böbrek
Kalp hastalığı olan kadınlar
Bu hastalıkların tedavisi için ilaç kullanan kadınlar
Önceden düşük yapmış, gebeliği erken doğum veya ölü
doğum ile sonlanmış kadınlar Akraba evliliği yapan çiftlere
Mutlaka genetik inceleme yapılmalı ve bu çiftlere genetik
danışmanlık olmalıdır.
Kronik hastalığı olanlar;
Sağlık problemi olan kadınlar gebelik öncesi hem jinekolog
hem de takibinde oldukları hekimin incelemesinden sonra
gebeliğe karar verilmelidir. Şeker hastası olan bir
kadının gebe kalmadan önce kan şekerinin kontrol altına
alınması gerekir. Kronik hastalık nedeni ile ilaç kullanan
kadınlarda ilaç dozlarının gebeliğe göre ayarlanması
ve daha yakından takip edilmesi gerekebilir. Anne adayındaki
sağlık problemlerinin kontrol altında olması bebeğin
sağlığı açısından çok önemlidir.
|