|
Şiir
Bahçesi
SEVDA
ÜSTÜNE
Bütün kitapları yakmalı
Sevda üstüne ne söylemişlerse yalandır
Kitaplara göre insan
Karanlıkta yüzüne bin mumluk lamba tutulmuş
Gözleri, yüreği kamaşmış insandır
Aptaldır, hastadır, kahramandır
Bütün kitapları yakmalı
Sevda üstüne ne söylemişlerse yalandır
İçinde bir tek suret yaşayan yüreğe
Yürek mi derler
Bir tek yaprak veren dalın boynun burarlar
Bir tek meyve veren dalı keserler
İnsan dediğin bir buğday tarlası gibi olmalı
Esti mi rüzgar bir değil milyonlar için esmeli
Bir tek meyve veren dalı kesmeli
İnsan dediğin derya misali
Üstünde milyonlarca dalga
İçinde kıyametler kopmalı
İnsan dediğin derya misali
Uçsuz bucaksız olmalı.
Gel çıkalım sevgilim gel
Gel kurtulalım birler hanesinden
Çekelim gidelim bir uçtan uca
Açalım yüreğimizin kapılarını sonuna kadar
Sevelim sevelim sevelim
Sevebileceğimiz kadar
BEDRİ
RAHMİ EYÜBOĞLU

PiR SULTAN ABDAL'DAN
Seyyah olup şu alemi gezerim
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
Kendi efkarımca okur yazarım
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
İki elim kalkmaz oldu dizimden
Bilmem amelimden bilmem özümden
Akıttım kanlı yaş iki gözümden
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
Yine boralandı dağların başı
Akıttım gözümden kan ile yaşı
Emaneti alır ol veren kişi
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
Bozuk şu cihanın pergeri bozuk
Yazıktır şu geçen ömüre yazık
Tükendi daneler kalmadı azık
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
PİR SULTAN'ım eydur ummana dalam
Gidenler gelmedi bir haber alam
Abdal oldum çullar geydim bir zaman
Bir dost bulamadım gün akşam oldu
PİR SULTAN ABDAL
HATIRLAMA
Sen akşamlar kadar büyülü, sıcak
Rüyaların kadar sade, güzeldin,
Başbaşa uzandık günlerce ıslak
Çimenlerinde yaz bahçelerinin.
Ömrün gecesinde sükun, aydınlık
Boşanan bir seldi avuçlarından
Bir masal meyvası gibi paylaştık
Mehtabı kırılmış dal uçlarından
AHMET HAMDİ TANPINAR

YAŞ ÇAĞRI
Binme onların uçaklarına necek mavi olursa olsun,
Kara topraklarında kal be...
Görmedin mi neler yazdı apaçi,
Ne güzellikler aldı çorak bayırlarından yıllardır,
Olma artık kul be...
Yıldızlar da, Tanrılar da çok uzak,
Yurttan ötesi el be...
Anadolu'nun ak güvercinleri var ya, kırkbin koy,
Seni nereye istersen iletebilir,
Anadolu dağlarınca ol be...
Varlıkla yokluğun arası gece gündüz,
Bir ince kıl be..
Kalmasa bile bir tek başka umut,
kalmasa bile yiğidim,
Kişi bir kez olur ölümsüzlüklere doğru,
Ol be.....
FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA (ŞUBAT 1966)
MİĞFER
Yağmur sinmiş toprağa
usulca geceden
su içiyor göçmen kuş
ölü bir askerin
ters dönmüş miğferinden
Çok yaşamayı diliyor
siperlerin içinde
birbirine askerler
hapşırık sesi beklemeden
Korkulacak bir şey
olmazdı gözlerinde
belki ölmek
onca silah sesinden
kaçmasaydı kuş
telaşlı ve ürkek
SUNAY AKIN
ANACIĞIM
Bir gün sılaya geldiğimde,
Bir şeyler sezersen halimde,
Hiç şaşmıyasın anacığım.
Başımı koyup dizlerine,
Uzun uzun ağlayacağım,
Bütün insanların yerine.
CAHİT SITKI TARANCI
ERİMEK
Erimek belirsizce her şeyde
Karışmak sulara,yıldızlara
Sinmek kokusuna mor menevşenin
Yanmak damar damar nefes nefes
Yaşamak tükene tükene.
BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU
SEVGİLERDE
Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen,tutuk,saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.
Bitmeyen işler yüzünden
(siz böyle olsun istemezdiniz)
Bir bakış bile yeterken anlatmak için her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı.
Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
Yılların telaşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.
Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vaktiniz olmadı.
BEHÇET NECATİGİL
BİRİSİ
Bir şey var aramızda
Senin bakışından belli
Benim yanan yüzümden.
Dalıveriyoruz arada bir.
İkimiz de aynı şeyi düşünüyoruz belki,
Gülüşerek başlıyoruz söze.
Bir şey var aramızda
Onu buldukça kaybediyoruz istiyerek.
Fakat ne kadar saklasak nafile
Birşey var aramızda.
Senin gözlerinde ışıldıyor,
Benim dilimin ucunda.
NAHİT ULVİ AKGÜN
|