|
Öğretmenlerle
aramız iyidir. Özellikle müdür yardımcımız Güray hocayla aramızda
tatlı sert bir çekişme vardır. Her öğrenci gibi yasaklara alerjimiz
olduğu için Güray hocayla sık sık görüşürüz.
Bir ara öğle tenefüslerinde sınıfta top oynamaya takmıştık. Hep
top getiriyoruz, oyunun ortasında hadememiz Yaşar abi pis pis sırıtarak
topumuzu alıyor doğru öğretmenler odasına ; yalvar yakar yok , toplarımız
geri gelmiyor. Öğretmenler odasında o dönem iyi bir top stoğu oluşmuştu.
Biz de bol bol masrafa girmiştik. Bu zıtlaşma bir süre devam etti.
Arada bir de Güray hocanın odasına ziyarete gidiyorduk. Bu toplantıların
üzerine bir gün ara verip, ertesi gün aynen devam.
Bir gün yine küçük sınıfımızda beş kişi top oynuyorduk.
Gayet güzel bir mücadele veriyorken Ali, 1.80 boyunda hafif iri
bir arkadaşımızdır, topa iyi bir vuruş yapayım derken 45 numara
olan ayakkabısı fırlayıp duvardaki İstiklal Marşı ' nın yazılı olduğu
panoyu yere indirdi. Biz ne olduğunu anlayamadan herkes sınıfa üşüştü.
Gün boyunca bütün hocalardan okul malına zarar vermekten dolayı
fırça yedikten sonra top oynamaya ara vermek zorunda kaldık. Bir
süre sonra bu olay unutuldu ve biz başka haylazlıklar peşine düştük.
|